Barış Hayalinin Kolombiya Kabusu

Kuruluşundan itibaren FARC’ın en önemli talebi olan toprak reformunun yanı sıra legal siyasete demokratik katılımın önünün açılması, savaşçıların meslek, sağlık ve konut ihtiyaçlarının karşılanması dahil topluma entegrasyonu, uyuşturucuya karşı etkin mücadele, iç savaş kurbanlarına tazminat, birçok özel yargı ve adalet mekanizması oluşturulması anlaşmanın parçalarıydı. Garantör ülkeler, kolaylaştırıcı ülkeler, süreci takip eden uluslararası kurumlar eksik değildi. İzlenecek yol haritası ve atılacak karşılıklı adımlar da gayet somutlaştırılmıştı, boşlukta kalan hiçbir önemli gündem maddesi yok gibi görünüyordu.

Okumaya devam edinBarış Hayalinin Kolombiya Kabusu

Sosyalizmin Kazanımları Reddedilemez, Karartılamaz

Marks ve Engels’in iyi bir öğrencisi ve izleyicisi olan Lenin 1917 Ekim devrimiyle tam da Paris komününün bıraktığı yerden, komünün derslerini en derinden çalışarak, 20. yüzyılda sosyalizmin kuruluşuna önderlik eder. Büyük sosyalist işçi devrimi ve onun eseri Sovyetler Birliği 20. yüzyılın tümüne damgasını vurmuş, dünya ezilenlerini derinden sarsıp dönüştürmüş, dünya işçi sınıfı ve emekçilerinin bugün bile hafızasında ve hayatında yer alan pek çok ekonomik, sosyal, sendikal, siyasal hakların kurucu gücü ve lokomotifi olmuştur.

Okumaya devam edinSosyalizmin Kazanımları Reddedilemez, Karartılamaz

İlkesel Sorunlardaki Oportünist Tutumlar Ve Oportünist Tarafsızlık

Dikkat çekici tipik bir tutum ise ulusal demokratik hareketle faşist inkarcı sömürgecilik arasındaki mücadelenin yeni koşullarında halklarımızın faşist düşmanını zayıflatacak, onun “demokratikleşme” demagojisiyle yürüteceği oyalama oyununu bozacak, birleşik devrimimizi güçlendirecek ve her şeyden bağımsız olarak Kürt ulusal demokratik taleplerini ve politik özgürlük mücadelesini yükseltecek siyasi bir yönelimi gündemleştirme konusundaki kayıtsızlıktır. Bu yalnızca pratikte değil, kağıt üzerinde güncel politik görevler saptama bakımından da böyledir.

Okumaya devam edinİlkesel Sorunlardaki Oportünist Tutumlar Ve Oportünist Tarafsızlık

Çeviri: Doğanın İnsancıllaştırılması ve Marksizmin Doğallaştırılması

Kapitalizm, doğuştan, yenilenebilir enerjiye elverişli değildir ve gerçek aşkı, fosil yakıtlarını asla terk etmeyecektir. Kapitalizmin süregiden doğanın insancıllaştırılmasının devam edeceğini iddia eden çıkabilir, ancak bunun sadece daha kirli fosil yakıtlarla yürütüleceğini eklemek durumundadır. Bu, Fish’in parlak yeşil arkadaşlarının oldukça saf olduğunu ortaya koymaktadır.

Okumaya devam edinÇeviri: Doğanın İnsancıllaştırılması ve Marksizmin Doğallaştırılması

Çeviri: Hindistan Üzerinden Bugünkü Faşizmi Anlamak

RSS ideolojisinde vücut bulan Hindistan faşizminin özgün özelliği, teokratik Hindu devleti veya Hindu Krallığı kurma hedefindeki Hindutva veya diğer bir deyişle saldırgan ‘Hindu milliyetçiliği’dir. Ancak açık bir şekilde görüleceği üzere, bu milliyetçilik, ulusal burjuva çıkarları koruma uğruna yıkıcı savaşlar yürüten klasik faşizme göre farklılıklar içerir.

Okumaya devam edinÇeviri: Hindistan Üzerinden Bugünkü Faşizmi Anlamak

N. Fazıl’ın “İdeolocya Örgüsü”: “Başyücelik” Türk Tipi Başkanlık

Faşist şeflik rejimine geçişin sağladığı temel tarihsel eşikleri genel hatlarıyla hatırlatmak gerekirse, 20 Temmuz 2015 Saray darbesinden itibaren rejimin faşist politik İslamcı restorasyonu hızlanmıştır. 15 Temmuz 2016 Fethullahçı askeri darbe girişimini “Allah’ın lütfu” nitelemesiyle karşılayan faşist şef, bastırılan darbeyi OHAL ve KHK’lar yoluyla yeni rejimin restorasyonuna hız kazandıracak bir kaldıraca dönüştürmüştür. Hile ve zorbalığın kazandırdığı…

Okumaya devam edinN. Fazıl’ın “İdeolocya Örgüsü”: “Başyücelik” Türk Tipi Başkanlık

Faşist İşgalciliği Seyretmek: Sosyal Şovenizmin Bir Türevi

Karşı devrimci işgalci savaşı seyretmek, Erdoğan faşizminin değirmenine su taşır, savaşın kitleler üzerindeki şovenist etkisiyle kitle tabanının ve siyasi etkisinin güçlenmesini, keza devrimci demokratik güçleri ezebilmesini kolaylaştırır. Bu politika 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı’ndaki Kautsky’ci merkezci tavrın benzeridir. Savaşı sol adına doğrudan destekleyenlerin şovenizmini, merkezcilerin çekimser kalma tavrı da güçlendirmiş, onlara yaramıştı.

Okumaya devam edinFaşist İşgalciliği Seyretmek: Sosyal Şovenizmin Bir Türevi

Çeviri: Şili Ayaklanmasının Merkezindeki Halk Meclisleri

Görüldüğü üzere pek çok farklı şekilde, neoliberal bireyciliğin parçaladığı topluluklar tekrar bir araya geliyordu. Böylece bölgesel meclisler, insanların maddi destek ihtiyacının doğal ifadesi haline geldiği kadar, açığa çıkan yeni durumu kolektif olarak ilerletmek ve taleplerini formüle etmek için bir mekan arzusu haline de geldi. Ülke genelinde inkar edilemez bir öncelik açığa çıktı: Anayasanın yeniden yazılması gerekiyordu.

Okumaya devam edinÇeviri: Şili Ayaklanmasının Merkezindeki Halk Meclisleri

2019: Ayaklanmalar Yılı

Ayaklanmaya katılan kadınlar tıpkı İranlı kadınlar gibi, başörtülerini çıkartarak, kent meydanlarında salladılar, cins özgürlükçü taleplerini de yükselttiler. Böylece politik İslamcı gerici rejimin kadınları köleleştiren dayatmalarına karşı isyan ettiler. Kadınlar, gerici diktatörlüğün başı El Beşir’in devrilmesinden sonra sivil geçiş hükümetinin kurulması amacıyla yapılan eylemlere de katıldılar.

Okumaya devam edin2019: Ayaklanmalar Yılı

Ayaklanmaların Diyalektiği

Böyle bir sınıf bilinci için devrimci örgütlerin ilkin dünyanın her yanında bir ayaklanma potansiyelinin biriktiğini kavramaları ve bu potansiyeli açığa çıkarmaya aday devrimci bir hazırlık içinde olmaları gerekir. Bu, mücadelenin bütün araç ve biçimlerini kullanmada tecrübe biriktirmeyi şart koşar. Günümüzde bir mücadele ve örgüt biçiminden diğerine bir anda geçilebilmektedir.

Okumaya devam edinAyaklanmaların Diyalektiği