Enternasyonalizm Biçimi Tarihsel Döneme Göre Değişir

Türkiye’den emekçi solun bir bölümü Rojava devrimini suçlama korosu oluşturup karalayıcı ideolojik saldırılar başlatınca, İKK da bu gerici ideolojik saldırıların etkisinde kalmaktan kurtulamadı. Pratik adım attığı enternasyonalist savaşçılığını ideolojik bakımdan da yükselteceğine, buradan geri adım attı. Bu sosyal-şoven saldırı korosunun tavrına gerekçe yaptığı bir görüş de, “Türkiye’de faşizme karşı mücadele edeceğine Rojava devriminde savaşmak yanlıştır” düşüncesi oldu. İKK da, benimsediği bu düşünceyi, enternasyonalist tavırla Rojava devriminde savaşanları suçlama argümanı yaptı.

Okumaya devam edinEnternasyonalizm Biçimi Tarihsel Döneme Göre Değişir

Yaşam Tarzı Özgürlüğü Ve Laik Feminizm

Toplumsal yaşamın politik islamcı temelde düzenlenişine en çok kadınlar itiraz etmekte, bu itirazcıların önemli bir bölümü de kendisini laik olarak ifade etmektedir. Ancak dinamik bir kadın kitlesinin kendini bu şekilde tanımlıyor oluşu, siyasi özneleri kestirmeden hızlı sonuç alma, kitleleri dönüştürme sorumluluğundan uzak siyaset yapma heveskarlığına sevk etmemelidir. Kadın özgürlük mücadelesinin tüm özneleri erkek egemenliğine karşı toplumsal cinsiyet saflaşması ekseninde politika yapmalı, laik ve anti-laik gibi bir kutuplaşma zeminine sürüklenmemelidir.

Okumaya devam edinYaşam Tarzı Özgürlüğü Ve Laik Feminizm

Trump’ın Yeni Emperyal Irkçılığı Ve Kudüs Kararı

Filistin solunun ortaya koyduğu mücadele perspektifi, “‘Nehirden Denize’ demokratik, laik ve bütün halkların bir arada yaşayacağı bir Filistin”dir. Örnek alınan model, uluslararası bir boykot kampanyası sonucunda Apartheid rejiminin yıkılarak demokratik bir dönüşümün yaşandığı Güney Afrika’dır. Bu görüş açısından, İsrail’in Filistinlilere dayattığı statü farklılıklarının hiçbir önemi yoktur. İster ‘48 sınırları içinde yaşasın, ister ‘67 sınırları içinde, isterse sürgünde, Filistin bütün Filistinlilerin anavatanıdır ve tümünün eşit yurttaşlık temelinde yaşama hakkı vardır. Yahudiler de iki uluslu Filistin’in eşit vatandaşları olacaktır.

Okumaya devam edinTrump’ın Yeni Emperyal Irkçılığı Ve Kudüs Kararı

Çerkes Soykırımı Ve Politik Özgürlük Devrimi

Kafkasya’daki son uzun harp Marks ve Engels’in ilgisini çekmiştir. Yaşadıkları yıllara rastlayan o Kafkas direnişini “Halkın tümünün katıldığı haklı bir özgürlük savaşı” olarak nitelemişlerdir. Siyasal planda özellikle Rus çarlığını yıkacak halk direnişlerini destekleyen Marks ve Engels, Kafkasya’nın Rusya’ya ait olmadığının silahlı savaşçıların özgürlük mücadelesiyle kanıtlanacağını yazmışlardır. Bir başka yerde Marks, daha coşkulu bir ifadeyle Avrupa halklarına seslenmiştir: “Avrupa halkları! Bağımsızlık ve özgürlük için nasıl savaşılacağını, kahraman Kafkasya dağlılarından öğreniniz. Onlar bu ülkenin en belirgin, en saygıdeğer temsilcileridir.”

Okumaya devam edinÇerkes Soykırımı Ve Politik Özgürlük Devrimi

Örgütçüye Perspektifler

Genç kadro adaylarına görev vermede tutuk davranan, mükemmeliyetçi yaklaşan yoldaşlar, kendi mücadele deneylerini, bireysel gelişim çizgilerini hatırlasalar, emin olun ki, böylesi bir edilgenliğin öznesi olmazlar. Yenilik ve deneyimsizlik!.. Kadro adayları için bu son derece normal değil mi? Başka türlü nasıl olabilir ki? Devrimci çalışmanın dışında yetişme, olgunlaşma olanağı mı var? Deneyim, birikim zamanla ve devrimci faaliyet içinde görevler üstlenilerek edinilebilir ancak. Kıstasımız, bireyin mücadeleyle ilişkilenişi, devrimci güvenilirliği, kendini ortaya koyuşu, taşıdığı potansiyel, ideolojik yönü, partizanlık düzeyi olabilir ancak.

Okumaya devam edinÖrgütçüye Perspektifler

Sovyetler Birliği’nin Kürt Politikası – I

1921 ilkbaharında Kürt ulusal hareketleri, irade ve yönelim birliğinden uzak, parçalı bir görüntü vermektedir. Bakur Kürdistan Kürtleri, ağırlıkla meclise temsilcilerini göndererek, özerklik vadeden Türk burjuva önderlerinin arkasında yer alır. Özerklik vaadinin oyalama olduğunu sezen Koçgiri hareketi ise ayaklanarak özerkliğin hemen uygulanmasını dayatır. İsmail Simko Rojhilat Kürdistan’da hakimiyet kurduğu bölgeyi genişletme mücadelesi vermekte, sürgündeki Şeyh Mahmud Berzenci’nin önderlik ettiği Kürt ulusal hareketi Başûr Kürdistan’da ulusal bir statü için İngiltere’ye karşı silahlı direniş yürütmektedir. Bu dağınıklık içinde, Sovyetler’in Kürt ulusal mücadelesinden beklentisi yoktur.

Okumaya devam edinSovyetler Birliği’nin Kürt Politikası – I

Efrîn Direnişinde Yeni Aşama

Güç eşitsizliği çok açıktı. Buna rağmen düşmanı yenilgiye uğratmak mümkündü. Sömürgeci Türk devletinin yenilgiye uğratılabileceği hesabıyla direnişe geçildi. Hiç kuşkusuz daha baştan geri çekilmek de bir yoldu. Ne ki, direnmeden geri çekilmenin durma noktası belirsizdi. Düşmanın iradesi belirleyici hale gelecekti. Rusya, Kürtlere ya Esad rejimine teslim olmaları ya da Türk devletinin işgaline maruz kalmaları ikilemini dayatıyordu. Efrîn’in kontrolünü bütünüyle rejime bırakmak, sömürgeci Türk devletinin işgaline karşı rejime teslim olmak demekti. Bu yol, Kuzey Suriye Federasyonu’nun yıkılmasına, Kürtlerin Rojava’daki kazanımlarının tasfiyesine çıkıyordu.

Okumaya devam edinEfrîn Direnişinde Yeni Aşama