Antifaşist Mücadelenin Ön Cephesi: Tecride Karşı Direniş

Emekçi solun sosyal tabanında açıklıkla gözlemlenebilen sosyal-şoven etkiler, ulusal demokratik hareketin direnişlerine, bunlar hele de bedel ödemeyi gerektiren eylem ve etkinliklerse, mesafeli durmayı getirmekte, ondan da öte, kendi hareketsizliğini meşrulaştıran düşünce ve duyguların örgütlenmesine kaynaklık etmektedir. Emekçi sol harekette yer alan reformistler, ya süresiz açlık grevi ve ölüm orucu gibi öncü nitelikli veya feda tarzı eylemleri tamamen reddederek ya da her seferinde “yersiz” ve “zamansız” bularak, direnişin dışında kalmalarını böyle gerekçelendirerek, günün en yakıcı anti- faşist görevlerinden kaçmış, hatta kimileri ölü taklidi yapmıştır.

Okumaya devam edinAntifaşist Mücadelenin Ön Cephesi: Tecride Karşı Direniş

Marx Ve Engels’te Ekoloji

Marx ve Engels kapitalizmin insan-doğa ilişkisinde metabolik yarığa ve ayrılığa yol açtığını açıkça tarif ettiler. Komünizmin, doğaya zarar vermeyecek bir üretim tarzını geliştirmesi ve insan-doğa birliğini bu kez üst düzey- de gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladılar. Kapitalizmin yarattığı maddi nesnel koşulların, insan-doğa ayrılığını ve metabolik yarılmayı gidermeye, insan-doğa birliğini sağlamaya ve ekolojik kurtuluşu gerçekleştirmeye elverişli olanaklar yarattığını, öznel koşulların ise ancak kapitalizmi tasfiye edecek toplumsal mülkiyet altındaki gelişmeyle sağlanabileceğini açıklığa kavuşturdular.

Okumaya devam edinMarx Ve Engels’te Ekoloji

Çevreciler, Yeşiller Ve Ekolojistler

Çevre kelimesinin yaygın kullanımı, içinde yaşadığımız doğa, yani insanı çevreleyen ancak insan dışı biyo-fiziksel dünyadır. Doğa, insanın dışındadır. Dolayısıyla çevrecilik, salt insanın gereksinimleri etrafında belirlenmiş bir anlayışı yansıtmaktadır. Meselenin bu temelde alınması, sorunların tanımlanmasını, çözüm önerileri ve mücadele biçimlerini belirler. Çevreciler, insana, topluma etkisi bakımından, en fazlasından gelecek nesillerin “doğa (ve) kaynaklarından yararlanması” ilkesi gereği, hükümet ve şirketlere karşı, uygulamalarında “çevresel etki”nin göz önünde bulundurulması, sorunların bu çerçevede düzeltilmesi için mücadele ederler.

Okumaya devam edinÇevreciler, Yeşiller Ve Ekolojistler

Ekolojik Krizden Nasıl Bir Çıkış?

Trump ve Bolsonaro gibi azılı doğa düşmanları seçilerek başa gelmeselerdi, yani Paris Anlaşması uygulansa veya IPCC’nin karbon salınımı azaltımında öngördüğü teknolojiler kullanılmaya başlasaydı, ekolojik krizin çözülmesine doğru adım attık diyebilir miydik? Tartışılması gereken, ilk adım değil, adımların sürekliliği, hızı ve nihai hedefidir. Trump’ı devirmenin ekolojik krizden çıkış için atılacak en iyi adım olacağına şüphe yoktur; bu nedenle kadınların, siyahların, gençlerin, işçilerin, öğretmenlerin vd. mücadelesinin ekoloji mücadelesinin dolaylı parçası olduğu açıktır.

Okumaya devam edinEkolojik Krizden Nasıl Bir Çıkış?

21. Yüzyılda Marx’ın Ekolojisi / Brett Clark & John Bellamy Foster

Monthly Review dergisi editörleri Brett Clark ve John Bellamy Foster’ın “Marx’s Ecology in the 21st Century” başlıklı ortak çalışması, Mart 2010’da (World Review of Political Economy, Vol. 1, No. 1, pp. 142-56) yayınlandı. Marx’ın materyalist ve metabolik bakış açısının insan, doğa ve ekosistem içindeki ekolojik yarığın oluşumu ve gelişimini kavramak açısından taşıdığı önemi ortaya koyan Clark ve Foster’a göre, “Ekolojik krize işaret etmede öne sürülen piyasa işleyişlerine –ki bu işleyiş karı, doğayı korumanın üstünde tutar-taban tabana zıt olarak Marx’ın ekolojisi, gelecek kuşaklar için yaşam koşullarını sürdürülebilir kılan toplumsal bir düzenin kurulması gerekliliğine vurgu yapmaktadır.”

Okumaya devam edin21. Yüzyılda Marx’ın Ekolojisi / Brett Clark & John Bellamy Foster

Liberal Hegemonya Kavramı Olarak Totalitarizmin Otopsisi Ve Eleştirisi

Totaliter devlet kavramının bir siyasal analiz kavramından çıkıp siyasal teori boyutuna evrilmesinde dönemin iki temel ve yeni olgusunun varlığı belirleyicidir. Çağın bu iki siyasi olayı komünizm ve faşizmdir. Siyaset bilimi ve teorisi bu iki yeni olayı teorileştirmeye kilitlenir. Bugün totalitarizm teorisi olarak karşımıza çıkan görüşler demeti komünist hareketin faşizm olgusunu analiz etme, tanımlama ve teorileştirmesine dayanmaz. Keza faşist hareketin komünizme yaklaşımını ve tarifini de içermez. Totalitarizm kavramı komünizm ve faşizm karşısında kendini bir alternatif ve hasım siyasal akım olarak konuşlandıran burjuva liberalizmin bir teorisidir.

Okumaya devam edinLiberal Hegemonya Kavramı Olarak Totalitarizmin Otopsisi Ve Eleştirisi

Doğu Perinçek: Hezeyan Halindeki Nasyonal Sosyalist

Bu tutumun yakın dönemdeki yansıması, düne dek sövüp saydığı Tayyip Erdoğan'ı baş tacı etmek, Erdoğan'ın da onun tezlerini kabullendiğini, yani Aydınlık mevzisine girdiğini bayıla bayıla anlatmaktır. Doğal, çünkü Perinçek bir hacıyatmazdır. Rezaletlerini, mekanik ve durmaksızın aynı sözleri tekrar eden faşist ajitatörlükle perdeler. Sıfatın ifadesini hakkıyla veren bir “Nasyonal Sosyalist” olan D. Perinçek'in, Osmanlı İmparatorluğu’nun I.…

Okumaya devam edinDoğu Perinçek: Hezeyan Halindeki Nasyonal Sosyalist

Devrim Mücadelesine Adanmış Bir Ömür: Otto Vargas

Arjantin Devrimci Komünist Partisi’nin (PCR) 51 yıllık genel sekreteri olan ve 14 Şubat’ta hayatını kaybeden Otto Vargas için 16 Şubat’ta Chacarita kentinde binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen uğurlama töreninde, partisinin merkez komitesi adına Jacinto Roldan’ın yaptığı ve Otto Vargas’ın devrimci hayatından değerli kesitlere de değindiği konuşmayı yayınlıyoruz.

Okumaya devam edinDevrim Mücadelesine Adanmış Bir Ömür: Otto Vargas