Cinsel Sömürü Ve Seks Endüstrisi

Seks işçisi, “özgür emekçi” konumundadır. Yani, her ne kadar seks sektörün- deki sömürüye çoğunlukla açık zor, şiddet eşlik etse de, esas biçim, işgücünden başka satacak bir şeyi olmadığı (ve pek çok durumda ne başka bir iş bulabildiği ne başka bir işten anladığı) koşullarda, pazarda sermaye sahibiyle karşı karşıya gelmesi ve işgücünü ona kiralamasıdır. “Özgür emekçi”, marksizmin ücretli köleliğin gerçekleşmesine dair bir kavramsallaştırmasıdır ve “özgürlük”, bütün ücretli köleler bakımından, “gönüllülüğü” değil, “zorundalığı” açıklar.

Okumaya devam edinCinsel Sömürü Ve Seks Endüstrisi

Kapitalizm, Ataerki, Sosyalizm

Toplumsallaşmanın kadınların toplumsal yaşamın bütün alanlarına eşit katılımını sağlaması için, toplumsallaşmış ekonominin özellikle bu hedef doğrultusunda yönetilmesi, iktisadi yapının iradi olarak bu temelde örgütlenmesi gerekir. Binlerce yıl boyunca egemen sınıfların iktidarıyla iç içe geçmiş, insanlığın bütün kültür, gelenek ve duygularını şekillendirmiş olan ataerki, kendi yıkımına direnecektir. Erkek, mülksüzleştirilmiş haliyle bile, bu son mülküne sıkı sıkıya sarılacak, evsel köleliği sürdürmeye çalışacak, kadının geleneksel şekillenmesi bu köleliğin değişik biçimlerine tabi olmaya eğilim gösterecek, evdeki cinsiyetçi işbölümü, toplumsal ölçekteki üretimde de çeşitli işkolları arasında yeniden ve yeniden örgütlenecektir.

Okumaya devam edinKapitalizm, Ataerki, Sosyalizm

Grev Hakkı Ve 8 Mart İçin Mülkiyet Mücadelesi

Eğer cinsel sömürü, bir cinsin diğer cinsi sömürüsü değil de, sadece ve sadece, sermayenin kadını sömürüsü ise, o zaman burada, kadınla erkek işi arasındaki basit bir ayrım, basit bir toplumsal işbölümünden öte, “erkil” olan ne? Sermaye kendi çıkarları için kadını şöyle, erkeği de böyle sömürüyorsa, durum niye sadece sermaye-erkil değil de ayrıca ataerkil? Bütün çelişki sermaye ile kadın arasındaysa, pekala, “kadının ikincil konumu, bir toplumsal ilişki biçimi değildir, erkeğin sömürülmesi ile arasındaki fark biyolojik farklılıklardan ibarettir” diyebilirsiniz.

Okumaya devam edinGrev Hakkı Ve 8 Mart İçin Mülkiyet Mücadelesi

Kadın Devriminin İlk Adımları

Kadın devriminin ilk adımı, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da hüküm süren faşist rejimi yıkmak olacaktır ve bu devrimin özü politik özgürlüğün kazanılması- dır. Bugünkü faşist diktatörlük tümüyle erkek egemen bir karaktere sahip ve bu özellik ona ait bütün kurumların iliklerine kadar işlemiş halde. Doğal olarak, onun yasal ve kurumsal yapısını kökten dağıtmaktan başka bir yol yok. Cinsiyet eşitliğinin asgari siyasi, hukuki, ekonomik ve toplumsal koşul- ları henüz oluşmadığı için, ilk adım olarak, antifaşist, antiemperyalist, anti-sömürgeci, cins özgürlükçü demokratik bir devrim, toplumsal cinsiyet çelişkisinin politik özgürlük kapsamındaki sorunlarını çözecektir.

Okumaya devam edinKadın Devriminin İlk Adımları