Read more about the article Moskova Ayaklanmasının Dersleri*[1] / V.I. Lenin
THE RUSSIAN REVOLUTION, 1905 (Q 81555) Barricades erected by police in Moscow during the Russian Revolution of 1905. The barricades were erected during fierce street fighting with revolutionaries who refused to accept the Tsar's ?October Manifesto? of October 1905. The Manifesto permitted the establishment of a constitution, and a legislative Duma, with a Prime Minister. The Soviet rejected this concession and fierce street-fighting to... Copyright: © IWM. Original Source: http://www.iwm.org.uk/collections/item/object/205133199

Moskova Ayaklanmasının Dersleri*[1] / V.I. Lenin

Büyük bir kitlesel savaşın yaklaştığını aklımızdan çıkarmayalım. Bu silahlı ayaklanma olacaktır. O mümkün olduğunca her yerde aynı zamanda gerçekleşmelidir. Kitleler silahlı, kanlı, amansız bir savaşa doğru ilerlediklerini bilmelidir. Ölümü hiçe saymak kitleleri sarmalı ve zaferin güvencesi olmalıdır. Düşmana karşı saldırı en enerjik biçimde yürütülmeli, kitlelerin şiarı savunma değil saldırı olmalıdır, görevleri düşmanın amansızca yok edilmesi olacaktır; savaşın örgütlenmesi çabuk, hareketli ve esnek olmalıdır; ordunun sallantılı unsurları aktif savaşa çekilmelidir. Sınıf bilinçli proletaryanın partisi bu büyük savaştaki görevini yerine getirmelidir.

Okumaya devam edinMoskova Ayaklanmasının Dersleri*[1] / V.I. Lenin

İslam Okumaları-3: Politikanın Konusu Olarak Kerbela

Çeşitli zümrelerin iktisadi çıkarları karizmatik kişilerin siyasal alandaki konumlanış biçimiyle temsil ediliyordu. “Raşid halifeler” olarak anılan ilk dört halife döneminde semiren Emevi alt kabilesi Muaviye'nin sevk ve idaresinde halife Ali'ye bayrak açtı. İhtilaflı olayların ardından ikili iktidar meydana geldi.

Okumaya devam edinİslam Okumaları-3: Politikanın Konusu Olarak Kerbela

Atlasını Kaybetmiş Bir Halkın Öyküsü: Çingeneler

Rosa ve Katarina Taikon kardeşler, Panna Czinka, Moira Orfei gibi aklıyla, ruhuyla, bedeniyle, sanatıyla direnen yüzlerce Çingene kadın ve Nazi faşizmine karşı Avrupa’daki çeşitli silahlı direniş gruplarında, Sovyet Kızıl Ordusu’nda savaşarak ölümsüzleşen binlerce Çingene genç erkek ve kadın bugüne kadar ulaşmayı başarmış Çingene varlığının yapıcısı olmuşlardır.

Okumaya devam edinAtlasını Kaybetmiş Bir Halkın Öyküsü: Çingeneler

Suruç’un Ruhunu Bugünde Anlamak

Kobanê yeniden inşa kampanyası ve ardından gelen Suruç için adalet kampanyası gençlik hareketinin bir eşik atlaması anlamına geliyordu. Asıl önemli kazanım ise Suruç'un mayalamış olduğu birleşik gençlik hareketidir. 10 yıldır kararlı ve istikrarlı biçimde süren adalet mücadelesi, devrimci-demokratik gençlik hareketinde ayırt edici bir çizginin yansımasına, bir geleneğe dönüştü. Böylece katliam, yeni bir siyasi dönemin başlangıcı olduğu gibi, gençlik hareketinde yeni bir niteliğin filizlenmesine de yol açtı.

Okumaya devam edinSuruç’un Ruhunu Bugünde Anlamak

Gezi-Saraçhane Tarihsel Paralelliğinde Kürt Ulusal Hareketi

Kürt ulusal demokratik mücadelesi ile Batı’da işçi ve emekçilerin, ezilenlerin taleplerinin buluşması, mücadelenin bu iki yakasının bir araya gelmesi, faşizm ve sömürgeciliğin yıkılmasının zorunlu ön koşuludur. On yıllardır bu denklem olduğu gibi duruyor. Faşist sömürgecilik de bu denklemin farkındadır ve en büyük korkusu da budur. 19 Mart ayaklanması bu buluşmanın çok önemli bir olanağını oluşturdu. Birleşik devrimin dönem dönem yakınlaşan ama hiçbir zaman tam kesişmeyen bu iki hattı, Gezi’den 12 yıl sonra ilk kez 19 Mart’ta güçlü bir kesişme zemini yakaladı.

Okumaya devam edinGezi-Saraçhane Tarihsel Paralelliğinde Kürt Ulusal Hareketi

19 Mart’ta isyana duran gençlik bize ne söylüyor?

Devrimci-demokratik gençlik hareketi rejim karşısında geniş gençlik kitlelerini saflaştırma ve birleştirme konusunda sağlam bir görüş açısına sahip olmalı ve etkili pratikler konusunda adım atmalıdır. Birleşik gençlik mücadelesinin bütün bileşenleri bu konuda atılacak adımların öncüsü olarak konumlanmalıdır. Kitle hareketinin gelişiminin demokratik gençlik hareketinin gelişim zemini olacağı unutulmamalıdır. Nicelik önemlidir, ama esas olan doğru politik halkanın yakalanmasıdır. Eşitsizlik, adaletsizlik ve geleceksizlik sarmalında beliren özgürlük arzusu ve yaşanabilir bir dünya isteği dönemin dinamosu olacaktır.

Okumaya devam edin19 Mart’ta isyana duran gençlik bize ne söylüyor?

19 Mart Halk Ayaklanmasında Devrimci Etki

Büyük halk hareketleri iddia sahibi kolektif yapıların kitlelerle ilişkilenme yetenek ve kapasitelerini, keza varoluşlarında somutlanan devrimci yol arayışı yönelimlerini de sınar, geçerliliğine dair işaret veriler açığa çıkartır, bir nevi test eder. Bütün bunlar nedeniyledir ki, her büyük kitle başkaldırısının çözümlenmesinde diğer şeylerin yanı sıra hareket üzerindeki “devrimci etki” önemli analiz, tartışma ve devrimci eleştiri gündemleri içinde önde gelir.

Okumaya devam edin19 Mart Halk Ayaklanmasında Devrimci Etki

Kongre, Fesih, Barış, Yeni Dönem

“Ancak savaşanlar barışabilir.” PKK önderi Öcalan ve PKK kongresi tarafından da dile getirilen bu söz tabii ki doğru. Türk burjuva devleti ile Kürt ulusal demokratik hareketi arasındaki uzlaşı süreci bir barış anlaşmasına denk düşüyor. Savaşan iki taraf da barış istiyor. Barış anlaşması taraflardan birince “Barış ve demokratik toplum süreci”, diğerince “Terörsüz Türkiye süreci” olarak adlandırılıyor. Ama adlandırmalardaki bu farklılık başlı başına barışın içeriklendirilmesindeki farklılık değil mi?

Okumaya devam edinKongre, Fesih, Barış, Yeni Dönem