İlkesel Sorunlardaki Oportünist Tutumlar Ve Oportünist Tarafsızlık

Dikkat çekici tipik bir tutum ise ulusal demokratik hareketle faşist inkarcı sömürgecilik arasındaki mücadelenin yeni koşullarında halklarımızın faşist düşmanını zayıflatacak, onun “demokratikleşme” demagojisiyle yürüteceği oyalama oyununu bozacak, birleşik devrimimizi güçlendirecek ve her şeyden bağımsız olarak Kürt ulusal demokratik taleplerini ve politik özgürlük mücadelesini yükseltecek siyasi bir yönelimi gündemleştirme konusundaki kayıtsızlıktır. Bu yalnızca pratikte değil, kağıt üzerinde güncel politik görevler saptama bakımından da böyledir.

Okumaya devam edinİlkesel Sorunlardaki Oportünist Tutumlar Ve Oportünist Tarafsızlık

Demokratik Barış Ama Nasıl?

Emekçi sol hareketin devrimci, demokratik ve ilerici bölüklerinin Kürt ulusal demokratik hareketinin yeni politik hattı ve yol haritasına dönük farklı değerlendirme ve eleştirileri olsa da, süreçle güncel siyasal sorumlulukları gereği ilişkilenme görevleri bulunuyor. Kürt halkının ulusal demokratik taleplerinin kabulü, adil ve demokratik barış mücadelesinin Türk halkına, Türkiye işçi sınıfı ve ezilenlerine taşınması ve büyütülmesi ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı ilkesini savunmada tutarlılık ve demokratik duruşun gereğidir.

Okumaya devam edinDemokratik Barış Ama Nasıl?

Bunalımdan Çıkış ya da Antimanifesto

"Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu"nun girişinde kullanılan "yeniden yapılanmaya doğru giderken..." ifadesi, içerisinde hareket edilen tarihsel anı tanımlıyor. Kabul ve ilan edilmiş bir "manifesto" var olduğuna göre, "yeniden yapılanma"nın başlamış bir süreç olduğunu vurgulamak doğru olur. Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu yeniden yapılanmanın teorik temelini olduğu gibi programatik çerçevesini, gerçekleştirme stratejisini ve hatta temel taktiğini de tanımlıyor. Örgüt modeli, kadro yapısı ve bir bütün olarak örgütsel yapılanma ise henüz açık tutuluyor; A. Öcalan bunları "aceleye getirmemek" gerektiği görüşünde.

Okumaya devam edinBunalımdan Çıkış ya da Antimanifesto

Süleymaniye’deki “Ateş”e Emekçi Soldan Tasfiyeci Alkışlar

"Silah bırakma" ve "örgütsel fesih"te cisimleşen PKK 12. kongre kararları ve Süleymaniye'deki silah yakma töreni, "barışın tesisi" ve "devletin demokratik dönüşümü" hedefine ne düzeyde ulaşacağına, imha, inkar ve asimilasyonla karakterize olan Kürt sorununun çözümü açısından neler yaratacağına dair belirsizliğini sürdürürken, emekçi sol saflarda büyük bir coşkuyla karşılandı. Bu tasfiyeci ideolojik-politik propagandanın ilk sesleri Kürt halkımızın kolektif hakları temelli mücadelenin "demokratik yol ve yöntemlerle" sürdürülmesi, sorunun "meclis zemininde" çözümü vurguları, gerillanın Süleymaniye'deki "ateş"ine yapılan güzellemeler ve "Türkiye demokrasisinin önünün açıldığı" analizleri oldu.

Okumaya devam edinSüleymaniye’deki “Ateş”e Emekçi Soldan Tasfiyeci Alkışlar

Manifesto’nun Marksizm Karikatürü Ve Reddiyesi

Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu, PKK ve önderi Öcalan'ın İmralı sonrası marksizm reddiyesinin bazı açılardan daha da geriye giden bir versiyonu. Öcalan'ın Manifesto'da yer alan marksizme dair reddiyesinin temel hatları, "Sümer Rahip Devletinden De­mokratik Cumhuriyete Doğru" başta olmak üzere İmralı sonrası değişik çalışmalarında yer almıştı.

Okumaya devam edinManifesto’nun Marksizm Karikatürü Ve Reddiyesi