Kapitalizm, doğuştan, yenilenebilir enerjiye elverişli değildir ve gerçek aşkı, fosil yakıtlarını asla terk etmeyecektir. Kapitalizmin süregiden doğanın insancıllaştırılmasının devam edeceğini iddia eden çıkabilir, ancak bunun sadece daha kirli fosil yakıtlarla yürütüleceğini eklemek durumundadır. Bu, Fish’in parlak yeşil arkadaşlarının oldukça saf olduğunu ortaya koymaktadır...
Yalnızca maliyetin 75 milyar mı 118 milyon TL mi olduğuna, kaç yılda ödenebileceğine ya da kara geçip geçmeyeceğine odaklanmak yerine hem cebimizden hem ‘çevre’mizden çıkacakların çok boyutluluğuna ve çeşitliliğine odaklanmak, emeğimizin ve doğamızın sömürü mekanizmalarının birliğini görmek, mücadeleyi de bu çok yönlü ve bütüncül yanıyla kurmak çok önemli...
Genç komünistler, başta Almanya gelmek üzere, Avrupa’da ikili bir taktik izliyorlar. Bir taraftan kimi kentlerde ve merkezi Enternasyonalizm Komisyonu’nda etkinliklerini güçlendirir ve çalışmaları antikapitalist ve devrimci çizgiye çekerken, FfF içinde başkaca antikapitalist örgütlerle Change for Future’u (antikapitalist platform) kurup, emekçi sol güçlerin ve antikapitalist bireylerin iç örgütlülüğünü güçlendiriyorlar. Hem hareket içinde devrimci çizginin organikleşmesini ve...
Marx ve Engels kapitalizmin insan-doğa ilişkisinde metabolik yarığa ve ayrılığa yol açtığını açıkça tarif ettiler. Komünizmin, doğaya zarar vermeyecek bir üretim tarzını geliştirmesi ve insan-doğa birliğini bu kez üst düzey- de gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladılar. Kapitalizmin yarattığı maddi nesnel koşulların, insan-doğa ayrılığını ve metabolik yarılmayı gidermeye, insan-doğa birliğini sağlamaya ve ekolojik kurtuluşu gerçekleştirmeye elverişli olanaklar yarattığını...
Çevre kelimesinin yaygın kullanımı, içinde yaşadığımız doğa, yani insanı çevreleyen ancak insan dışı biyo-fiziksel dünyadır. Doğa, insanın dışındadır. Dolayısıyla çevrecilik, salt insanın gereksinimleri etrafında belirlenmiş bir anlayışı yansıtmaktadır. Meselenin bu temelde alınması, sorunların tanımlanmasını, çözüm önerileri ve mücadele biçimlerini belirler. Çevreciler, insana, topluma etkisi bakımından, en fazlasından gelecek nesillerin “doğa (ve) kaynaklarından yararlanması” ilkesi gereği...
Trump ve Bolsonaro gibi azılı doğa düşmanları seçilerek başa gelmeselerdi, yani Paris Anlaşması uygulansa veya IPCC’nin karbon salınımı azaltımında öngördüğü teknolojiler kullanılmaya başlasaydı, ekolojik krizin çözülmesine doğru adım attık diyebilir miydik? Tartışılması gereken, ilk adım değil, adımların sürekliliği, hızı ve nihai hedefidir. Trump’ı devirmenin ekolojik krizden çıkış için atılacak en iyi adım olacağına şüphe yoktur;...
Monthly Review dergisi editörleri Brett Clark ve John Bellamy Foster’ın “Marx’s Ecology in the 21st Century” başlıklı ortak çalışması, Mart 2010’da (World Review of Political Economy, Vol. 1, No. 1, pp. 142-56) yayınlandı. Marx’ın materyalist ve metabolik bakış açısının insan, doğa ve ekosistem içindeki ekolojik yarığın oluşumu ve gelişimini kavramak açısından taşıdığı önemi ortaya koyan...
Aşağıda sunulan yazı, 14 Haziran’da Covid-19 salgını gibi krizlerin ekolojik felaket tehdidini artırdığı dönemde halkçı alternatif kalkınma perspektifi ile sistem değişikliği mücadelesinin önemi konulu internet seminerinde yapılan sunumun özetidir. Bilim insanı Soumya Dutta ve çevreci Nityanand Jayaraman’ın, yoldaşlar Sanjay Singhvi, Arun Velaskar ve Vijaykumar ile birlikte katıldığı 14 Haziran’daki tartışmaya dayanarak hazırlanmıştır. - K.N. Ramachandran...
Birkaç on yıl evvel bilimkurgu filmlerinin senaryosu olan “kıyamet günü” manzaraları, günümüzde ekolojik belgesellerin ve araştırmaların bilimsel konusu haline gelmiş durumda. Gittikçe büyüyen bir kitle nezdinde, insanlığın yaşam koşullarının temellerini tehdit eden ve bütün yerküreyi kapsayan bir ekolojik krizin çoktan acı bir gerçeğe dönüştüğü apaçık ortada. Tsunamiler, depremler, iklim değişikliği, ozon delikleri, gıda skandalları, yok...