Robotlu Üretim, Kapitalizm, Sosyalizm

Eğer sosyalist üretim tarzının inşası zafere ulaştırılmış ve sosyalizm kapitalist restorasyondan korunabilmiş olsaydı, robotlu üretim teknolojisi de çoktan geliştirilmiş olacaktı. Bugünkü sosyalist devrimler, bayrağı şüphesiz daha ileri bir noktadan devralacak, kapitalizmin beceremediği ve hiçbir zaman da beceremeyeceği şekilde robotlu üretimi daha da yaygınlaştırabilecek, böylece insanlığın doğanın zorunluluklarına karşı ortak zaferi olan robotlar insanlar için işsizlik...

Siyasi Bağımsızlıktan Mali-Ekonomik Sömürgeci Boyunduruğa

Türk ulusal mücadelesi (TUM) siyasi bağımsızlığı kazanarak emperyalizme yarı-sömürge bağımlılık statüsünden kopuşmuş, kimi kamu işletmelerini millileştirmiş ise de emperyalistlerle iktisadi ilişkilerini süreklileştirmiş, zamanla daha da geliştirmiştir. 19. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı giderek İngiltere ve Fransa’nın yarı-sömürgesi oldu. Yüzyılın sonlarında Alman emperyalizmi de bunlara katıldı. Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nda Alman emperyalizminin güdümüne girerek, savaşta onunla birlikte...

Deprem, Neoliberal Irkçı Devlet ve Halk

6 Şubat’ta gerçekleşen Maraş merkezli iki büyük depremin Türkiye ve Suriye’de yarattığı yıkım korkunç boyutlarda oldu. Türkiye sınırları içinde kalan 11 kentte 13,5 milyon insanı etkileyen depremde, hiçbir inandırıcılığı olmayan resmi açıklamalara göre hayatını kaybedenlerin sayısı 50 binin, yaralananların sayısı ise 107 binin üzerinde. Toplu mezarlardaki sayısı belirsiz mültecilerin payına yine kayıtsızlık düştü. Enkaz kaldırma...

2023 Depreminin Aynasından Yansıyanlar Bize Ne Anlatıyor?

İnsan çağı diye adlandırılan ve bir toplum biçimi ve toplumsal üretim tarzı olarak kapitalizmin doğaya müdahalesinin en kapsamlı ve derin boyutlarda fiilleştiği bir dünya-tarihsel dönemi yaşıyoruz. İnsan-doğa ilişkisi ve çelişkisinin bu denli boyutlandığı ve nitelik değiştirdiği başka bir dünya tarihsel dönem bulunmuyor. Ekolojik krizler ve toplumsal felaketler zincirinin insanlığı kendi yıkım anaforuna çektiği günümüz koşullarında...

TKP/ML’nin Sosyo-Ekonomik Yapı Analizi Üzerine

Üretim biçimi analizinde yöntemsiz yol alınamaz. Yazıda görüldüğü gibi TKP/ML yöntemsiz bir yazı hazırlamış ya da Marx ve Lenin’den tezlerini doğruladığına inandığı alıntılarla desteklemeye çalışmış. Alıntıları da Mao’nun Çin analizi ile birleştirerek soyutluğun doruk noktasına çıkmış. Arkadaşlar gerçekten de Marx’ın Kapitallerini, Lenin’in “Rusya’da Kapitalizmin Gelişmesi”ni, kafalarında oluşturdukları anlayışı destekleyen alıntı bulmak yerine anlamak için okumuş...

Emperyalist Rekabet ve Hegemonya Dalaşında ABD-Çin İlişkileri

Yükselen emperyalist Çin ile gerileme sürecine giren emperyalist ABD arasında, koronavirüs salgını öncesinde, “ticaret savaşı” ve Asya -Pasifik bölgesindeki hegemonya dalaşı iktisadi, siyasi ve askeri boyutlu hamleler, çeşitli kombinezonlu bölgesel oluşumlar, anlaşma ve yönelimlerle sürüyordu. Korona krizi ile bu rekabet ve hegemonya kapışması daha da belirginleşti. Covid-19 virüsünü üretme ve yayma üzerine ABD ve Çin...

Ekonomik Kriz: Teğet Mi, Kiriş Mi?

Kapitalist üretim tarzı içine yuvarlandığı aşırı üretim krizini bir türlü aşamıyor. 2008’de başlayan kriz bitmeyen bunalıma dönüşüyor. IMF 2060 sonrası büyümenin yüzde 0’a oturabileceği öngörüsünde bulunuyor. Bitmeyen bunalımın “kırılgan ekonomi” diye tabir edilen Türkiye gibi mali-ekonomik sömürge ülkelere faturası çok daha fazla oluyor. 2002 sonrası dünyaya yayılan sömürgecilik fonlarının “evlerine” dönmeleri kurların yükselmesine yol açıyor...

Trump’ın ABD’si

D. Trump, beklenenin tersine, 28 Kasım 2016 seçimlerinin galibi oldu. ABD sermaye oligarşisinin doğrudan bir üyesi olmasına rağmen, oligarşinin ağırlıklı kesimi Trump’ı değil, H. Clinton’ı destekliyordu. H. Clinton, politik eğilimi bakımından ABD emperyalizmini daha iyi temsil edebilir ve yönetebilirdi. Trump, yalnızca politik eğilimi bakımından değil, kişisel yaşantısı ve iktisadi faaliyetindeki özellikleri bakımından da başkanlık için...

Kapitalizmin Varoluşsal Krizinin Maddi-Ekonomik Temeli

Varoluşsal kriz, bir ekonomik ya da mali kriz biçimi değildir. Kapitalist düzenin, tarihsel görevi olan, maddi üretim güçlerinin gelişmesi ve buna uygun bir dünya pazarının yaratılması misyonunu tamamlayarak, kendi varoluş koşulları ile çelişkili hale gelmesinin krizidir. Ancak kapitalizm zaten bir krizler düzeniyken, başka bir deyişle, devrevi krizler (aşırı üretim krizleri) kapitalizmin sadece bütün içsel çelişkilerinin...