Devrimcinin Gelişim Eşiklerindeki Kopuş Ve Sıçrama Diyalektiği

Devrimci militan, her eşikte, içerisine girdiği geçiş sürecinin sıkı eleştirel devrimci analizine dayanırsa, süreci de, geçiş sürecinin sunduğu kopuş ve sıçrama imkanlarını da hakkıyla değerlendirip devrimci gelişiminin kaldıracına dönüştürür. Her dönemeç, her eşik devrimcinin varoluş gerçekliğinde iç mücadeleyle belirlenir. Sosyalist ve devrimci amaçlara sadakat, devrimci değerlere bağlılık kadar, devrimci adanmışlık da yönetmelidir iç mücadeleyi. Ve tabii, partinin deneyimleri yol göstermelidir devrimci militana. Geçiş anının iç mücadele hakikatiyle saklambaç oynayamaz, kendi gerçekliğinin gözlerinin içine bakmaktan korkup kaçamaz devrimci!

Okumaya devam edinDevrimcinin Gelişim Eşiklerindeki Kopuş Ve Sıçrama Diyalektiği

Kapitalizmin Kapitalist Eleştirisi: Bir Arayışın Çıkışsızlığı

Kronik aşırı sermaye fazlalığı ve kronik aşırı işgücü fazlalığı buluşamıyor. Toplam toplumsal sermayenin genişlemesindeki tıkanma, finans piyasalarından artı-kar sağmanın da toplam toplumsal olanaklarını daraltıyor. Çünkü finansal araçlarla birikimin sınırları en nihayetinde üretilmiş artıdeğerin büyüklüğüyle belirleniyor ve finans piyasalarında bu büyüklüğün ötesinde şişen balonların hepsi patlamaya yazgılı oluyor. Sermaye sürekli kendisini büyüten değer olduğu içindir ki, kapitalizmin alameti farikası iktisadi büyümedir. Yani büyüyemeyen bir kapitalizmin tarihsel varoluş temelleri ortadan kalkmış demektir.

Okumaya devam edinKapitalizmin Kapitalist Eleştirisi: Bir Arayışın Çıkışsızlığı

Politik Özgürlük Mücadelesinin Kurucu Unsurlarından Biri Olarak Aydınlar

Türkiye’de üniversiteler aydınlar mücadelesinin kaynaklarından biri ve yarı-aydın gençlik kitlelerini yetiştirme mekanları olmuştur. Bu yüzden her askeri darbe, sol-sosyalist mücadeleye yatkın aydın/yarı-aydın gençlik dinamiğini tarumar etmeye odaklanmıştır. Darbelerden sonra üniversitelerin atom bombasına maruz kalmış kentler gibi tanınmaz hale gelmesi bu nedenledir. İktidar payandası niteliksiz kişi ve grupların buralara doldurularak niteliğin ve standart ölçülerin durmaksızın aşağı çekilmesi de bir bozma ve kurutma yöntemi olarak kullanılagelmektedir.

Okumaya devam edinPolitik Özgürlük Mücadelesinin Kurucu Unsurlarından Biri Olarak Aydınlar

Kendi Zemininde Politik Dil Ve Tarz Olarak Avukatlık

Özgürlükçü savunmanlık pratiği bu konuda eylem ve deneyimle doludur. Gramsci, organik aydının ortaya koyacağı bilgi ve pratiği, temsil ettiği kitlenin hislerine bağlılık ve tutku ile bütünlüyor. Avukatlar bu nedenle, müvekkillerinin savunmanı oldukları kadar sözcüsü, onun eyleminin-isteklerinin, sokaktaki mücadelenin dili ve ritminin anlatıcısı olurlar. Siyasi iktidarın “örgüt kimliği” dediği tam da budur. Üzerine aldığı cübbede bildiri, slogan, afiş, sırtında Berkin, Taybet Ana, Çilem-Hande, omuzlarında Soma, Suruç, Ankara, cübbenin kırmızısında özgürlük ve yeşilinde yaşam durur.

Okumaya devam edinKendi Zemininde Politik Dil Ve Tarz Olarak Avukatlık

AKP İktidarına Karşı İşçi Sınıfı Hareketi

İşçi sınıfı cephesindeki iki önemli gelişme, sürecin devrimci görevlerine işaret ediyor. Bunlardan biri bazı işçilerin iş talebiyle kendilerini yakmaları gibi bireysel eylem ve refleksler, diğeri ise 130 bin işçiyi kapsayan metal toplu iş sözleşmesi sürecinde yaşananlar. İki örnekte de, işçilerin sınıfsal öfkelerini yansıttıkları gerçeği var. İlkinde, bireysel öfke ve tepkiyle hak arayışı içine giren işçi, artık bıçağın kemiğe dayandığını, ölümden öte bir şey olmadığını söylemiş oldu. İkincisinde ise, işçilerin kolektif iradesini ve direnişte ısrarını, OHAL yasaklarını teslim olmayan bir kararlılığı gördük, ki bu, hükümeti ve sermayeyi Efrîn savaşı koşullarında uzlaşmaya zorladı.

Okumaya devam edinAKP İktidarına Karşı İşçi Sınıfı Hareketi

Gençlik Hareketinin Yarısı Genç Kadınlardır

Genç kadın hareketinin kolektif özneleri ve öncülüğünü yapan genç kadınlar, genç kadın kitlelerinin örgütlenmesini, “kendi özgürlükleri için ayağa kalkış zorunluluğu, genç kadınların özgürce varoluş mücadelesi” olarak kavrayamaz, anlık-dönemsel bir politika yapma biçimi, “pragmatist” tarzda genç kadın kitlelerini kazanma refleksi olarak algılarlarsa, baltayı taşa vurmuş olurlar. Nitekim genç kadın örgütlülüğü oluşturma, genç kadın kitleleriyle buluşma ve genç kadın politikasında süreklilik sağlama, dönemsel politikanın taktik bir ihtiyacı değil, doğrudan kadın devrimi programının güncel stratejik görevidir.

Okumaya devam edinGençlik Hareketinin Yarısı Genç Kadınlardır

KP’nin İşgale Ve Savaşa “Boyun Eğme”sinin Teorisi

KP, gecikerek de olsa işgale “işgal”, haksız savaşa “haksız” nitelemesi yapmaya başladı. Ama KP liderlerine göre, işgal ve savaş “egemenlik sahibi ayrı bir devlet olan Suriye’ye karşı”, Rojava devrimine ve Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’na değil! KP liderleri, Rojava devrimi açısından işgale karşı direnişi haklı, devrimci, ulusal kurtuluşçu, ilerici bir savaş olarak görmek istemiyorlar. Rojava devrimini de, onun bir parçası olan Efrîn direnişini de, emperyalist güçlerin bölgedeki stratejilerine hizmet eden “ezilen ulusların ayrılması” çizgisinde, haksız bir savaş ve mücadele olarak göstermeye çabalıyorlar.

Okumaya devam edinKP’nin İşgale Ve Savaşa “Boyun Eğme”sinin Teorisi

Efrîn’de Devrimci Halk Savaşı

Henüz devrim olmadan, devrim kendini kurmaya başlamıştı. Politik öncü ile örgütlü ve silahlı halk bütünleşmişti. Politik öncünün iktidar bilinci halkı ikti- dara taşıdı. Devrim kendini kura kura gelişti. Politik öncü ve halkın bütünleş- mesi, halkın örgütlenmesi ve silahlanması ile iktidar bilinci bu ilk dönemin karakteristik özellikleriydi. Bu özellikler bugüne kadar daha da kökleşti. Bu- gün, sayı ve teknik olarak kendisinden kat kat üstün düşman kuvvetlerine karşı Efrîn’de süren direniş, ancak daha en baştan itibaren bu karakteristik özellikleriyle kendini kuran devrim hesaba katıldığında anlaşılır olur.

Okumaya devam edinEfrîn’de Devrimci Halk Savaşı